Ankara, tarih boyunca Ancyra ve Angora olarak bilinen, Türkiye’nin başkenti ve en önemli şehirlerinden biridir. Anadolu’nun merkezinde yer alan Ankara’nın nüfusu yaklaşık 5,8 milyondur ve bu özelliğiyle İstanbul’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük şehri konumundadır.
Bölgenin tarihi, Tunç Çağı’ndaki Hatti uygarlığına kadar uzanır ve ardından Hititler (MÖ 2. binyıl), Frigler (MÖ 10. yüzyıl), Lidyalılar, Persler, Yunanlılar, Galatlar, Romalılar, Bizanslılar ve Türkler (Rûm Selçuklu Sultanlığı, Osmanlı İmparatorluğu ve modern Türkiye) tarafından şekillendirilmiştir.
Antik dönemlerde, Kelt devleti Galatya’nın (MÖ 280-64) ve daha sonra aynı adı taşıyan Roma eyaletinin (MÖ 25-7. yüzyıl) başkenti olarak hizmet veren Ankara, geçmişten günümüze birçok medeniyetin izlerini taşır. Kentte Hatti, Hitit, Lidya, Frig, Galat, Yunan, Pers, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma önemli arkeolojik alanlar bulunur. Osmanlılar, Ankara’yı önce Anadolu Eyaleti’nin (1393 - 15. yüzyılın sonu), ardından Angora Eyaleti’nin (1827-1864) ve Angora Vilayeti’nin (1867-1922) başkenti yapmıştır.
Ankara’nın tarihi merkezi, Sakarya Nehri’nin bir kolu olan Ankara Nehri’nin sol kıyısında, 150 metre yükseklikteki kayalık bir tepede kurulmuştur. Tepenin zirvesi, Ankara Kalesi’nin kalıntılarıyla taçlandırılmıştır. Şehrin farklı noktalarında Roma ve Osmanlı dönemine ait iyi korunmuş mimari yapılar göze çarpar; bunlardan en dikkat çekici olanı, Augustus ve Roma Tapınağı’dır. Tapınak, MÖ 20 yılında inşa edilmiş olup, Res Gestae Divi Augusti adlı önemli bir yazıtı barındırmaktadır.
Ankara, modern Türkiye’nin siyasi ve tarihi merkezlerinden biridir. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin burada kurulmasıyla, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk Milli Hareketi’nin merkezi haline gelmiştir. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle başkent olarak İstanbul’un yerini almıştır.
Bugün Ankara, devlet kurumları ve kamu kuruluşlarının yanı sıra, kara ve demir yolu ağlarının merkezi konumunda önemli bir ticaret ve sanayi şehri olarak varlığını sürdürmektedir. Şehir, adını Angora yününden elde edilen Angora tavşanlarından, uzun tüylü Angora keçisinden (mohair kaynağı) ve Angora kedisinden almıştır. Aynı zamanda bölge, lezzetli armutları, kaliteli balı ve Muscat üzümleriyle de tanınmaktadır.

Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, başkent Ankara’da yer alan anıt mezarıdır. 1944-1953 yılları arasında inşa edilen bu görkemli yapı, modern ve geleneksel Türk mimarisinin birleşimini yansıtan etkileyici bir tasarıma sahiptir.
Anıtkabir, toplam 750.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş olup, Barış Parkı ve Anıt Bloğu olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Barış Parkı, farklı ülkelerden getirilen ağaç ve bitkilerle çevrilmiş olup, dostluk ve barış mesajını simgelemektedir.

Ankara Etnografya Müzesi, Türk sanatını, kültürünü ve geleneklerini sergilemeye adanmış önemli bir kültür müzesidir. 1925 yılında kurulan müze, Ankara’nın merkezinde yer alır ve geleneksel kostümler, tekstiller, ahşap oymalar, seramikler ve metal işleri gibi geniş bir eser koleksiyonuna ev sahipliği yapar.
Müze, Anadolu medeniyetlerinin günlük yaşamını ve geleneklerini vurgulayarak Türkiye’nin zengin kültürel mirasına dair derin bir bakış sunmaktadır. Ayrıca, 1953’te Anıtkabir tamamlanana kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün geçici dinlenme yeri olarak hizmet vermiştir.

Ankara Kalesi, Türkiye’nin başkenti Ankara’nın kalbinde yer alan tarihi bir yapıdır. 3.000 yılı aşkın geçmişiyle Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi birçok medeniyetin yönetimi altında kalmıştır.Kalenin yüksek ve sağlam surları ile kuleleri, şehre hakim bir konumda olup etkileyici panoramik manzaralar sunar. İç kesimi ise dar sokaklar, geleneksel Türk evleri ve küçük zanaatkar dükkânlarıyla tarihi atmosferini korumaktadır.Ankara Kalesi, şehrin antik mirasını ve mimari güzelliğini keşfetmek isteyen ziyaretçiler için hem kültürel hem de tarihî açıdan büyüleyici bir nokta olmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin Polatlı yakınlarında yer alan Gordion Müzesi, antik Gordion şehrine ve Frig uygarlığına adanmış önemli bir kültürel merkezdir. Müze, Bronz Çağı, Helenistik ve Roma dönemleri de dahil olmak üzere farklı çağlara ait eserleri ziyaretçilere sunmaktadır.
Müzenin en dikkat çekici özelliği, "Altın Dokunuş" ile bilinen efsanevi hükümdar Kral Midas ile olan bağlantısıdır. Ziyaretçiler, zarif çanak çömlekler, heykeller ve mücevherlerin yanı sıra, Frig kraliyet ailesinin üyelerine ait olduğu düşünülen anıtsal mezar höyüklerini, yani "tümülüsleri" keşfedebilirler.
Gordion Müzesi, bölgenin zengin arkeolojik ve tarihi önemine büyüleyici bir bakış sunarak, geçmişin izlerini günümüze taşıyan benzersiz bir deneyim vadetmektedir.

Ankara’da yer alan Augustus Tapınağı, MÖ 1. yüzyılda Roma İmparatoru Augustus’u onurlandırmak amacıyla inşa edilmiş tarihi bir anıttır. Duvarlarına oyulmuş olan "Monumentum Ancyranum" yazıtı, Augustus'un eylemlerini ve başarılarını hem Latince hem de Yunanca olarak kaydeden önemli bir belgedir.Bizans döneminde kiliseye dönüştürülen tapınak, zaman içinde farklı medeniyetlerin etkisini yansıtan bir yapı haline gelmiştir. Günümüzde ise Anadolu’daki Roma mirasının en önemli sembollerinden biri olarak varlığını sürdürmekte ve antik Roma mimarisi ile tarihini sergileyen popüler bir arkeolojik alan olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.